GÜLMEK LAZIM

İnsanın bazen canı sıkkın oluyor.Gülmeye ihtiyacı oluyor.Ben de bugün sizleri güldürmeye karar verdim.Belki sizin de şuan gülmeye ihtiyacınız vardır diye.Size üç tane fıkra anlatacağım.Şimdi ,hadi biraz gülelim.

Gazete Satıcısı

Gazete satıcısı, tuttuğu köşesinde bağırıyordu: “İkinci baskııı… 100 bin lira… ikinci baskııı… 100 bin lira…”Birisi parayı ödedi, gazeteyi aldı gitti. biraz sonra geri dönüp, söylenmeye başladı:”Niye yalan söylüyorsun? 100 bin liraya sattığın gazetenin üzerinde “fiyatı 50 bin liradır” yazıyor.”Gazete satıcısı, pişkin: “Aman amca! Sen gazetenin her yazdığına inanacak kadar saf mısın?”

Pirinç Pilavı

Acıkmış olarak eve dönen çocuk annesine:”Akşama ne var?” diye sorunca, annesi:”Saymakla bitmez oğlum” der. Çocuk: “Güzel, nelermiş bunlar?” deyince, annesi gülümseyerek: “Pirinç pilavı!” dedi.

Hayırseverlik

Şehrin hayırsever vakıflarından birindeki çalışanlar şehrin en başarılı avukatından henüz herhangi bir bağış almamış olduklarını fark ettiler. Bağış toplama görevindeki kişi avukatı bağışta bulunması için ikna etmeye çalışıyordu.”Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500.000 dolar, ancak bugüne kadar hiç bir hayır işine bir kuruş bağışta bulunmamışsınız. O paranın bir kısmını bir şekilde topluma iade etmek istemez miydiniz?” Avukat bir süre düşündü, sonra:  “Önce, araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin bir kaç kat üstünde olduğunu da gösterdi mi?” Görevli utandı: “Şey… hayır.” Adam:”Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkum olduğunu?” Görevli utancından kıpkırmızı kesilmiş bir halde özür dilemeye çalışırken avukat onun sözünü kesti: “Ya da kızkardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını?” Görevli yerin dibine geçmişti sadece, “Hayır, hiç bir bilgim yoktu …” diye mırıldanabildi. Avukat bir kez daha onun sözünü keserek devam etti: “Pekala, ben onlara zerre miktar para vermezken size niçin vereyim?”

KAYBETTİK !

Önce birbirimize olan sevgimizi,

Sonra saygı ve samimiyetimizi.

En sonunda da güvenimizi…

Kimse kimseyi

Gerçekten sevmiyor

Herkes paçayı kurtarma derdinde

Ve ben eskiden diye başlayan

Cümleler kurmayı

Sevmiyorum artık !!!

HER ŞEY KENDİMİZ İÇİN

İlk okula başladığım sıralar sürekli sabah uyanmaya üşenir dururdum . 3. sınıfa kadar bu hep böyle devam etti.Ta ki o gün gelene kadar.Yani kendime söz verdiğim güne gelene kadar.

O gün yine aynı üşengeçlikle yataktan çıkmadım.Annem yanıma gelip bana kızdı.Ben de okula gitmeyeceğim diye tutturdum. Annem:

_Sen benim için mi okuyorsun? ,dedi.

Annemin sözleri bıçak gibi saplanmıştı .O an sanki hayat durmuştu.Her şeyi unutmuştum.Evet,doğru söylemişti.Sonuna kadar haklıydı.Ben de o an karar verdim .Ben kendim için okuyacaktım .Bunu yapacaktım .Ne olursa olsun bir daha o yataktan kalkmamazlık yapmayacaktım . Kalkmak istemesem bile bunu dile getirmeyeceğime dair kendime söz verdim.

Ve işte o günden bu yana kalkarken öf bile demedim.Hayat insana küçükken bile bir şeyler öğretiyormuş.Ve her zaman öğetmeye devam ediyor. Öğretiyorda..

İLK BLOG YAZIM

Bugün bloğuma yazı yazmaya başladığım ilk gün.Çok heyecanlı ve mutluyum.Çünkü bu benim hayalimdi.İnsanlarla iyi ya da kötü her şeyimi paylaşmak küçükten beri kurduğum hayalimdi.Bu benim çok hoşuma giderdi.Bu yüzden okulumda açılan bilgisayar kursuna katıldım.Kurs konularımız arasında blog konusu da vardı.

Kurs başladıktan yaklaşık bir ay sonra blog konusuna geçtik.Yani geçen hafta hayalimin kapıları açıldı.

Ve işte bugün.Bugün ilk blog yazımı yazacaktım.Bu benim için anlatılmaz bir duyguydu.Sonunda karar verdim.İlk blog yazım hayalimin ta kendisi olacaktı…